Fethiye Çetin’nin gerçek anılarından yola çıkarak yazılmış bir kitap olan “Anneannem”
Ermeniyken, Türkiye’de yaşadığı zaman içerisinde müslümanlığı seçmiş binlerce insandan biri olan Heranuş yani Seher’in hikayesini, torunun ağzından dinleyeceksiniz. Bir kadının ailesi için nelere katlanabileceğine yazarın akıcı kaleminden eşlik edeceksiniz. yeri gelip ağlayacak yeri gelip umutlanacaksınız ama sonuç değişmeyecek. İnsana ve insanlığa dair oldukça üstünde düşünülesi bir eser.
Anneannem Hakkında
“O günler gitsin, bir daha geri gelmesin…”
Bu coğrafyada yaşayan herkesin şu ya da bu şekilde bildiği ama üzerinde konuşmamayı tercih ettiği saklı yaşamlar. Ermeni ve Hıristiyan iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce çocuktan biri:
Heranuş ya da diğer adıyla Seher.
Torunu Avukat Fethiye Çetin anneannesi hakkındaki gerçeği yıllar sonra öğrendi. Anneannesinin akrabaları Gadaryanlara ise onun ölümünün ardından ulaşabildi. Konuşacak çok şey, sorulacak çok soru vardı.
Bu coğrafyada yaşayan herkesin şu ya da bu şekilde bildiği ama üzerinde konuşmamayı tercih ettiği saklı yaşamlar. Ermeni ve Hıristiyan iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce çocuktan biri:
Heranuş ya da diğer adıyla Seher.
Torunu Avukat Fethiye Çetin anneannesi hakkındaki gerçeği yıllar sonra öğrendi. Anneannesinin akrabaları Gadaryanlara ise onun ölümünün ardından ulaşabildi. Konuşacak çok şey, sorulacak çok soru vardı.
“Yaşamı boyunca akla hayale gelmeyecek zorluklara göğüs germiş, çocuklarının ve yakınlarının karşısına çıkan engellerle baş etmiş bu kadın, gerçek kimliği söz konusu olduğunda neden kendini bu kadar çaresiz hissediyordu? Neden ailesini ve kimliğini savunamıyor, isteklerinin arkasında duramıyordu?
Anneannemin her acı hatırayı anlatıp bitirirken tekrarladığı cümlede gizli belki de bu soruların cevabı: O günler gitsin, bir daha geri gelmesin…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder