🛡️ 2. Sınıf Hayat Bilgisi - 4. Ünite: Güvenli Hayat
Sevgili çocuklar, bu ünitemizde güvenli bir hayat için yapmamız gerekenleri, trafik kurallarını, acil durumları, yangın güvenliğini, kişisel güvenliğimizi koruma yollarını, ilk yardımı, oyun alanlarındaki kuralları ve daha birçok önemli konuyu ayrıntılı olarak öğreneceğiz. Haydi başlayalım!
1. Trafik Kuralları ve Güvenli Hareket
Trafik kuralları, hayatımızın her anında karşımıza çıkan ve can güvenliğimiz için mutlaka uymamız gereken kurallardır. Bu kurallar sadece araç kullananlar için değil, aynı zamanda yayalar, bisikletliler ve hatta oyuncak araçlarıyla oynayan çocuklar için de geçerlidir. Trafikte en önemli kural, dikkatli olmak ve çevremizi sürekli gözlemlemektir.
Karşıdan karşıya geçerken mutlaka yaya geçitlerini (zebra geçidi) kullanmalıyız. Yaya geçidi olmayan yerlerde ise üst geçit veya alt geçit gibi güvenli geçiş yerlerini tercih etmeliyiz. Işıklı trafik işaretlerinde kırmızı ışık yanarken asla karşıdan karşıya geçilmez. Yeşil ışık yandığında bile önce sağa sola bakarak, araçların durduğundan emin olduktan sonra geçmeliyiz. Çünkü bazen dikkatsiz sürücüler kırmızı ışıkta geçebilir.
Kaldırımda yürürken sağ taraftan yürümek, hem bize hem de karşıdan gelenlere yol vermek açısından önemlidir. Ani hareketler yapmamalı, koşmamalıyız. Özellikle okul çıkışlarında arkadaşlarımızla itişip kakışmadan, düzenli bir şekilde yürümeliyiz. Bisiklete binerken kask takmak, dirsek ve dizlik kullanmak hayati önem taşır. Bisikletle yola çıkmadan önce frenlerin çalıştığından emin olmalı, gece görünürlük için üzerimize reflektörlü kıyafetler giymeliyiz.
Araçla seyahat ederken mutlaka emniyet kemerimizi takmalıyız. Emniyet kemeri, küçük bir kazada bile fırlamamızı engeller, hayatımızı kurtarır. 12 yaşından küçük çocukların ön koltukta oturmaması gerektiğini unutmamalıyız. Araç içinde bağırarak veya yüksek sesle müzik dinleyerek şoförün dikkatini dağıtmamalıyız. Okul servisindeyken ayakta durmamalı, oturur pozisyonda beklemeliyiz.
Trafik kurallarına uymak, sadece kendi can güvenliğimiz için değil, başkalarının can güvenliği için de önemlidir. Unutmayalım ki trafikteki herkes aynı kurallara tabidir. Kurallara uyan bireyler, daha az kaza yaşar ve daha huzurlu bir toplum oluşturur. Trafik polislerinin ve ışık işaretlerinin söylediklerine dikkat etmek, bizi tehlikelerden koruyacaktır.
2. Güvenlik İşaretleri ve Anlamları
Hayatımızı kolaylaştıran ve bizi tehlikelerden koruyan birçok işaret vardır. Bu işaretleri tanımak, ne anlama geldiklerini bilmek, güvenliğimiz açısından çok önemlidir. Güvenlik işaretleri genellikle renklerine göre sınıflandırılır. Her rengin farklı bir anlamı vardır.
Kırmızı renkli işaretler genellikle "dur", "yasak", "tehlike" anlamına gelir. Örneğin, kırmızı ışık, dur işareti (stop), giriş yasak işareti kırmızı renklidir. Bu işaretleri gördüğümüzde hemen durmalı, o bölgeye girmemeli veya o hareketi yapmamalıyız. Kırmızı renk dikkat çekicidir ve bize bir uyarı verir.
Mavi işaretler ise bilgi verici ve yol göstericidir. Örneğin, hastane işareti mavidir. Yön levhaları, okul işareti, otoyol bilgi levhaları mavi renklidir. Bu işaretler bize bir yere nasıl gideceğimizi veya bir hizmetin nerede olduğunu gösterir. Mavi işaretleri takip ederek kaybolmadan hedefimize ulaşabiliriz.
Yeşil işaretler güvenli alanları ve yönlendirmeleri gösterir. Acil çıkış işareti yeşil renktir ve bir binadan nasıl çıkacağımızı anlatır. İlk yardım işareti de yeşildir. Yeşil renk bize "buradan geç, burası güvenli" mesajını verir. Okulda ve evde bu işaretlerin nerede olduğunu bilmek, acil bir durumda hızlıca hareket etmemizi sağlar.
Sarı ve turuncu işaretler uyarı anlamı taşır. Dikkat, tehlikeli viraj, kaygan zemin, okul geçidi gibi işaretler sarı renklidir. Bu işaretleri gördüğümüzde daha dikkatli olmalı, yavaşlamalı veya çevremizi daha iyi kontrol etmeliyiz. Yangın tüpü, yangın alarmı gibi güvenlik ekipmanlarının üzerinde de kırmızı veya sarı renkler bulunur.
Evimizde ve okulumuzda yangın tüpü, acil çıkış işareti, ilk yardım işareti gibi güvenlik işaretlerinin yerlerini ezberlemeliyiz. Bu işaretler olması gereken yerde değilse veya hasar görmüşse büyüklerimize haber vermeliyiz. Güvenlik işaretlerine saygı göstermek, onların görünür ve okunaklı olmasını sağlamak hepimizin görevidir.
3. Acil Durumlar ve Yapılması Gerekenler
Hayatımızın her anında karşılaşabileceğimiz acil durumlar vardır. Deprem, yangın, sel, heyelan gibi doğal afetler veya trafik kazası, zehirlenme, yaralanma gibi beklenmedik olaylar acil durumlara örnektir. Bu gibi durumlarda panik yapmak en büyük hatadır. Panik yaptığımızda doğru düşünemeyiz ve hatalı kararlar verebiliriz.
Acil bir durumla karşılaştığımızda yapmamız gereken ilk şey sakin olmak ve çevremizi gözlemlemektir. Eğer evdeysek hemen anne veya babamıza haber vermeliyiz. Okuldaysak öğretmenimizi bilgilendirmeliyiz. Kendi başımıza müdahale etmeye çalışmamalı, büyüklerimizden yardım istemeliyiz. Unutmayalım ki küçük bir yangın bile büyüyebilir, bu yüzden erken haber vermek hayat kurtarır.
Acil yardım telefon numaralarını ezbere bilmeliyiz. 112 Acil Çağrı, her türlü acil durum için aranabilecek tek numaradır. 110 yangın, 155 polis, 156 jandarma gibi numaralar da kullanılabilir ancak 112 tüm acil durumları yönlendirebilir. Telefonu aradığımızda adımızı, adresimizi, olayın ne olduğunu ve varsa yaralı sayısını net bir şekilde söylemeliyiz.
Deprem anında iç mekandaysak "çök-kapan-tutun" hareketini yapmalıyız. Yere çömelmeli, başımızı ellerimizle korumalı ve sağlam bir eşyanın yanında tutunarak sarsıntının geçmesini beklemeliyiz. Asansöre binmemeli, cam ve pencerelerden uzak durmalıyız. Deprem sırasında dışarıdaysak binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve camlardan uzaklaşmalı, açık alana çıkmalıyız.
Yangın anında asla asansör kullanılmamalı, merdivenlerden hızlı ama koşmadan, eğilerek çıkılmalıdır. Yangın büyükse ve duman varsa ağzımızı ve burnumuzu ıslak bir bezle kapatarak yere yakın sürünmeliyiz. Evimizin ve okulumuzun acil durum toplanma alanlarını önceden belirlemeli ve bir aile afet planı yapmalıyız. Bu planı ailemizle birlikte belirleyip düzenli olarak tatbik etmeliyiz.
4. Yangın Güvenliği ve Alınacak Önlemler
Yangın, kontrol dışına çıkmış ateşin neden olduğu büyük bir tehlikedir. Yangınların çoğu, alınacak basit önlemlerle önlenebilir. Evde ve okulda yangın güvenliği konusunda dikkatli olmalıyız. Küçük bir ihmal, büyük felaketlere yol açabilir. Bu yüzden yangın önlemlerini öğrenmek ve uygulamak hayati önem taşır.
Kibrit, çakmak gibi ateşleyici araçlarla asla oynamamalıyız. Bu araçlar sadece büyüklerimiz tarafından ve gerektiğinde kullanılmalıdır. Evdeki prizleri aşırı yüklememeli, kullanmadığımız elektrikli aletleri prizden çekmeliyiz. Elektrik kablolarının yıpranmış veya açıkta olmamasına dikkat etmeliyiz. Sobanın yanında perde, gazete, kumaş gibi yanıcı maddeler bulundurmamalıyız.
Mutfakta çalışırken dikkatli olmalı, ocak açıkken mutfaktan ayrılmamalıyız. Yağlı ve sıcak yiyeceklerle uğraşırken elbiselerimizin alev almaması için dikkatli olmalıyız. Tencere kulplarını içe dönük koymak, kazara çarpmayı önler. LPG ve doğalgaz tüplerinin kaçak yapıp yapmadığını koklayarak anlayabiliriz, ancak kaçak şüphesi varsa hemen büyüklerimize söylemeli, kibrit çakmamalı veya elektrik düğmesine basmamalıyız.
Yangın anında yapmamız gerekenleri de bilmeliyiz. Yangın küçükse ve söndürebileceğimizden eminsek, yangın tüpüyle müdahale edebiliriz. Ancak yangın büyümüşse asla müdahale etmemeli, hemen dışarı çıkmalı ve itfaiyeyi aramalıyız. Yangın sırasında duman zehirleyicidir, bu yüzden yere yakın sürünmeli, ağzımızı ve burnumuzu ıslak bir bezle kapatmalıyız.
Evde ve okulda yangın tüpünün nerede olduğunu bilmeliyiz. Yangın tüplerinin kullanımını büyüklerimiz öğrenebilir, ancak çocuklar olarak sadece yerini bilmemiz yeterlidir. Yangın tatbikatlarına katılmalı, okulumuzun ve evimizin yangın çıkış planını ezberlemeliyiz. Unutmayalım ki hazırlıklı olmak, yangın anında doğru kararlar vermemizi sağlar.
5. Kişisel Güvenliğimiz ve Yabancılarla İletişim
Kişisel güvenlik, hepimiz için en önemli konulardan biridir. Kendimizi korumayı bilmek, tehlikeli durumlardan uzak durmamızı sağlar. Özellikle tanımadığımız insanlarla iletişim kurarken çok dikkatli olmalıyız. Yabancı birinin bize yaklaşması her zaman kötü niyetli olmasa da, tedbirli olmak en doğrusudur.
Tanımadığımız bir kişi bize şeker, çikolata, oyuncak veya herhangi bir hediye teklif ederse kesinlikle kabul etmemeliyiz. "Annem söyledi, yabancılardan bir şey almam" diyerek uzaklaşmalıyız. Ayrıca yabancı birinin arabasına binmek, onunla bir yere gitmek asla doğru değildir. "Kaybolan köpeğimi bulmana yardım eder misin?" gibi bahanelerle bizi kandırmaya çalışabilirler. Bu durumlarda "Hayır" demeyi bilmeliyiz.
Yabancı birisi bize adımızı, adresimizi, okulumuzu, telefon numaramızı sorduğunda bu bilgileri vermemeliyiz. Bu bilgiler kişisel bilgilerimizdir ve sadece ailemiz, öğretmenlerimiz ve güvendiğimiz yetişkinler bilmelidir. İnternette de tanımadığımız kişilere özel bilgilerimizi vermemeliyiz. Çünkü bazı kötü niyetli kişiler bu bilgileri kullanarak bize zarar verebilir.
Bir tehlike hissettiğimizde, kalabalık bir yerde bağırarak yardım istemeliyiz. "Bu kişiyi tanımıyorum, yardım edin!" diye bağırmak çevredeki insanların dikkatini çeker. Ayrıca en yakın güvenli noktaya (polis karakolu, okul, bir dükkan) kaçmalıyız. Anne-babamızın telefon numarasını ezbere bilmek, acil durumda onları arayabilmemiz için çok önemlidir.
Kişisel sınırlarımızı korumayı da öğrenmeliyiz. Bedenimiz bize aittir ve iznimiz olmadan kimse bize dokunmamalıdır. Bir yetişkin bize uygunsuz şekilde dokunursa veya rahatsız edici bir davranışta bulunursa, hemen ailemize söylemeliyiz. Böyle bir durumda susmak, yanlış bir davranıştır. Güvendiğimiz büyükler her zaman bize yardım edecektir.
6. İlk Yardım ve Temel İlk Yardım Bilgileri
İlk yardım, bir kaza, yaralanma veya hastalık anında, sağlık görevlileri gelene kadar yapılan geçici ve hayat kurtarıcı müdahalelerdir. İlk yardımın amacı, kişinin durumunun kötüleşmesini önlemek ve hayati tehlikeyi ortadan kaldırmaktır. Ancak ilk yardım yaparken dikkatli olmalı, bilmediğimiz bir şeyi yapmamalıyız. En doğrusu, hemen büyüklerimizden veya sağlık kuruluşundan yardım istemektir.
Basit bir kesik veya sıyrık olduğunda, yarayı temiz suyla yıkamalı ve temiz bir bez veya bandajla kapatmalıyız. Kirli bir yara enfeksiyona yol açabilir. Yaraya krem, kolonya, yoğurt gibi maddeler sürmemeliyiz. Kanama durmuyorsa veya çoksa, yaranın üzerine temiz bir bezle bastırarak kanamayı durdurmaya çalışmalı ve hemen bir büyüğe haber vermeliyiz.
Burun kanaması olduğunda, başı öne eğmeli ve burnun yumuşak kısmını parmaklarımızla 5-10 dakika sıkmalıyız. Başı geriye atmak yanlıştır, çünkü kan boğaza akabilir ve nefes almayı zorlaştırabilir. Ağza gelen kanı tükürmeliyiz. Kanama geçmezse, tekrar sıkmaya devam etmeli ve büyüklerimizden yardım istemeliyiz.
Yanık durumunda, yanan bölgeyi hemen soğuk suyun altında 15-20 dakika tutmalıyız. Asla yanığın üzerine diş macunu, salça, yağ gibi maddeler sürmemeliyiz. Bu maddeler enfeksiyona neden olabilir ve yaranın iyileşmesini zorlaştırabilir. Yanık büyükse veya kabarmışsa, üzerini temiz bir bezle örtüp hemen hastaneye gitmeliyiz.
Evde ve okulda ilk yardım çantasının nerede olduğunu bilmeliyiz. Ancak ilk yardım malzemelerini oyuncak gibi kullanmamalı, ihtiyaç dışında açmamalıyız. İlk yardım çantasında bulunması gereken malzemeler: yara bandı, gazlı bez, yapışkan bant, makas, antiseptik solüsyon (baticon gibi), eldiven, üçgen sargı vb. Bu malzemelerin ne işe yaradığını büyüklerimize sorabiliriz.
7. Evde, Okulda ve Sokakta Güvenlik Kuralları
Hayatımızın büyük bir kısmı evde, okulda ve sokakta geçer. Bu ortamların her birinde dikkat etmemiz gereken farklı güvenlik kuralları vardır. Bu kurallara uymak, kazaları önler ve sağlıklı bir yaşam sürmemizi sağlar. Şimdi bu kuralları ayrıntılı olarak inceleyelim.
Evde güvenlik için: Prizlerle oynamamalı, elektrikli aletleri ıslak elle kullanmamalıyız. Mutfakta bıçak, makas gibi kesici aletleri büyüklerimiz olmadan kullanmamalıyız. Merdivenlerde koşmamalı, korkuluklardan kayarak inmemeliyiz. Balkonda tırmanmak veya çiçek saksılarının üzerine çıkmak çok tehlikelidir. İlaçları kesinlikle kendi başımıza içmemeli, sadece doktor veya ailemizin verdiği şekilde kullanmalıyız. Soba veya kalorifer peteklerine dokunmamalı, yanıklara karşı dikkatli olmalıyız.
Okulda güvenlik için: Koridorlarda koşmamalı, merdivenlerden kayarak inmemeliyiz. Sıraların üzerine çıkmamalı, arkadaşlarımızla şakalaşırken onları itmemeliyiz. Okul eşyalarını (makas, kalemtıraş, cetvel) doğru ve güvenli kullanmalıyız. Teneffüslerde bahçede oynarken arkadaşlarımıza çarpmamaya dikkat etmeliyiz. Okuldan çıkarken servis veya aracımızı beklerken yola yaklaşmamalı, kaldırımda beklemeliyiz.
Sokakta güvenlik için: Yolda yürürken kaldırımı kullanmalı, kaldırım yoksa yolun en kenarından, araçlara dönük şekilde yürümeliyiz. Arkadaşlarımızla itişip kakışmadan, düzenli yürümeliyiz. Tanımadığımız hayvanlara (sokak köpeği, kedi gibi) yaklaşmamalı, onları korkutmamalıyız. İnşaat alanlarına, terk edilmiş binalara, metruk yerlere girmemeliyiz. Karanlık ve tenha sokaklardan geçmekten kaçınmalıyız. Bir yere gideceğimiz zaman ailemize nereye gittiğimizi ve ne zaman döneceğimizi söylemeliyiz.
Ayrıca, kendimizi ifade etmeyi bilmeliyiz. Bir tehlike anında bağırabilmeli, yardım çağırabilmeliyiz. Ailemizin telefon numarasını, adresimizi, kan grubumuzu (eğer biliyorsak) ezbere bilmeliyiz. Bu bilgiler acil bir durumda çok işe yarar. Unutmayalım ki güvenlik kuralları, özgürlüğümüzü kısıtlamak için değil, bizi korumak içindir.
8. Güvenli Oyun Alanları ve Dikkat Edilecekler
Oyun oynamak, çocuk olmanın en güzel yanlarından biridir. Ancak oyun oynarken de güvenliğimizi düşünmek zorundayız. Güvenli olmayan yerlerde oynadığımızda, basit bir kaza bile ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu yüzden oyun alanlarımızı dikkatli seçmeli ve oyun kurallarına uymalıyız.
En güvenli oyun alanları, parklar, okul bahçeleri, ailemizin gözetimindeki ev bahçeleri veya oturma odalarıdır. Asla trafiğin yoğun olduğu yollarda, otoparklarda, inşaat alanlarında, boş arazilerde veya su kenarlarında oynamamalıyız. Çünkü bu alanlarda beklenmedik tehlikelerle karşılaşabiliriz. Örneğin, bir inşaat alanında kazılmış çukurlar, kırık camlar veya beton parçaları olabilir.
Parklardaki oyun aletlerini (salıncak, kaydırak, tahterevalli, tırmanma duvarı) kullanırken kurallara uymalıyız. Salıncakta sallanırken çok yükselmemeli, önünden ve arkasından geçen olmadığından emin olmalıyız. Kaydıraktan kayarken sıraya girmeli, arkamızdakini itmemeli, önce bir önceki çocuğun kaydıraktan indiğinden emin olmalıyız. Tahterevallide karşılıklı hareket etmeli, birden inmeye çalışmamalıyız.
Ayrıca oyun oynarken uygun kıyafetler giymeliyiz. Çok bol veya çok dar kıyafetler hareketimizi kısıtlayabilir veya takılıp düşmemize neden olabilir. Kaygan zeminlerde dikkatli yürümeli, koşmamalıyız. Yağmurdan sonra park zemini kaygan olabilir, bu durumda kaydırak gibi aletlerden kaymak tehlikeli olabilir.
Arkadaşlarımızla oynarken, onları itmemeli, vurmamalı veya kaba kuvvet içeren oyunlar oynamamalıyız. "Körebe", "saklambaç" gibi oyunlar güzeldir ancak saklanırken tehlikeli yerlere (çatı katı, bodrum, dolap içi) girmemeliyiz. Oyun sırasında bir arkadaşımız yaralanırsa, hemen büyüklerimize haber vermeliyiz. Unutmayalım ki güvenli oyun, eğlenceli oyundur.
9. İnternet Güvenliği ve Dijital Tehlikeler
Günümüzde internet, hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiştir. Ödevlerimizi yapmak, oyun oynamak, arkadaşlarımızla iletişim kurmak için interneti kullanırız. Ancak internette de gerçek hayatta olduğu gibi bazı tehlikeler vardır. Bu tehlikelerden korunmak için kurallara uymamız gerekir.
İnternette asla tanımadığımız kişilere adımız, soyadımız, adresimiz, okulumuz, telefon numaramız gibi özel bilgilerimizi vermemeliyiz. İnternetteki bir arkadaşımız aslında gerçekte tanımadığımız bir yetişkin olabilir. Bu yüzden çevrimiçi oyunlarda veya sohbet platformlarında tanıştığımız kişilere güvenmemeliyiz. Onlarla özel mesajlaşmamalı, onların isteklerini kabul etmemeliyiz.
İnternette karşılaştığımız rahatsız edici, korkutucu veya uygunsuz bir içerik (video, resim, yazı) olduğunda hemen cihazı kapatmalı ve anne-babamıza haber vermeliyiz. Ailemiz bize bu tür durumlarla nasıl başa çıkacağımızı öğretecektir. Ayrıca, internet arkadaşlarımızla yüz yüze görüşmek istediklerinde asla tek başımıza buluşmamalıyız. Mutlaka ailemizle birlikte gitmeli ve onlara haber vermeliyiz.
İnternette geçirdiğimiz süreyi de kontrol etmeliyiz. Uzun süre ekran başında kalmak gözlerimizi yorar, uyku düzenimizi bozar ve fiziksel aktivitelerimizi azaltır. Ailemizle birlikte bir internet kullanım planı yapabiliriz. Örneğin, günde en fazla 1 saat tablet veya bilgisayar kullanabiliriz. Bu süreyi aşmamaya özen göstermeliyiz.
İnternette paylaştığımız her şeyin kalıcı olduğunu unutmamalıyız. Başkaları hakkında olumsuz yorumlar yapmak, onların fotoğraflarını izinsiz paylaşmak doğru değildir. Siber zorbalık (çevrimiçi zorbalık) çok ciddi bir sorundur. Eğer bir arkadaşımız internette zorbalığa uğruyorsa veya bize zorbalık yapılıyorsa, durumu mutlaka ailemize veya öğretmenimize anlatmalıyız. Unutmayalım ki güvenli internet, mutlu çocuklar demektir.
10. Ünite Özeti ve Değerlendirme
Sevgili çocuklar, Güvenli Hayat ünitesinde öğrendiğimiz konuları maddeler halinde hatırlayalım. Bu maddeler, hayatımız boyunca bize rehber olacaktır.
• Trafik kurallarına uyduk: Yaya geçidini kullandık, ışıklara dikkat ettik, emniyet kemerimizi taktık.
• Güvenlik işaretlerini tanıdık: Kırmızı (dur/yasak), mavi (bilgi), yeşil (güvenli alan), sarı (uyarı) anlamlarını öğrendik.
• Acil durumlarda sakin kaldık: Depremde çök-kapan-tutun, yangında merdivenleri kullan, 112'yi ara.
• Yangın güvenliğini öğrendik: Ateşle oynama, prizleri koru, yangın tüpünün yerini bil.
• Yabancılara karşı dikkatli olduk: Şeker, hediye kabul etme, özel bilgileri verme, "hayır" de.
• Temel ilk yardımı öğrendik: Kesikleri suyla yıka, burun kanamasında başı öne eğ, yanığa soğuk su tut.
• Evde, okulda, sokakta kurallara uyduk: Prizle oynama, koridorda koşma, kaldırımda yürü.
• Güvenli oyun alanları seçtik: Parktaki aletleri kurallı kullan, arkadaşlarınla saygılı ol.
• İnternet güvenliğine dikkat ettik: Özel bilgileri paylaşma, ekran süresini kontrol et, rahatsız edici içeriği aileye söyle.
Bu ünitede öğrendiklerimizi hayatımıza uygulayalım. Her gün trafikte daha dikkatli olalım, çevremizdeki güvenlik işaretlerine bakalım, acil durum planlarımızı ailemizle tekrarlayalım. İnternette bilinçli vakit geçirelim, yabancılara karşı tedbirli olalım. Unutmayalım ki güvenli bir hayat, mutlu bir hayatın temelidir.
Şimdi ailenizle birlikte evinizde bir yangın veya deprem tatbikatı yapabilir, acil durum çantanızı kontrol edebilirsiniz. Trafik kurallarını resimleyen bir afiş hazırlayabilir, arkadaşlarınıza güvenli oyun kurallarını anlatabilirsiniz. Sağlıklı ve güvenli günler dilerim!
✨ EbookSun Eğitim Platformu - Ücretsiz ve kaliteli ders notları ✨


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder