"Babanın
bazı bağlantıları vardı," diye açıkladı Yaman. "İşleri sayesinde, bu
yapının içine sızmış, onlara yakın duran insanlarla tanışmıştı. Onların
konuşmalarına, toplantılarına şahit oldu. Başta sıradan iş görüşmeleri sandığı
şeyler, aslında bu kirli çarkın birer parçasıydı. Ve bir gün, bir toplantıda,
önemli bir bilgiye ulaştı. Onların tüm operasyonlarını, mali akışlarını,
bağlantılarını gösteren gizli belgelere."
Leyla,
anahtarı eline aldı. "Bu anahtar... o belgelerin yeri mi?"
Yaman başını
salladı. "Evet. O belgeler, onların sonu demekti. Baban, bu belgeleri ele
geçirdiğinde, çok büyük bir risk aldığını biliyordu. Ama aynı zamanda, bunun
adaletin tecelli etmesi için tek yol olduğunu da biliyordu. Bu belgeleri
güvence altına alana kadar uyuyamadı. Bir kopyasını bana verdi, bir kopyasını
da kendi güvenli bir yere sakladı. Amaç, biri yakalanırsa, diğerinin görevi
tamamlamasıydı."
"Peki
neden şimdiye kadar ortaya çıkmadın?" diye sordu Leyla, sesi titriyordu.
"Neden babam ölmeden önce bu belgeleri yayınlamadınız?"
Yaman'ın
yüzü gölgelendi. "Çünkü onlar... çok hızlı davrandılar. Babana ulaştılar.
Onu durdurdular. Ve ben... o an harekete geçemedim. Her yerimizi sarmışlardı. O
belgeleri yayınlamaya kalkışsaydım, sadece kendimi değil, babanın emeğini de
tehlikeye atacaktım. Gözlerimi üzerimde hissediyordum. Saklanmak zorundaydım.
Kaybolmak zorundaydım. Ama babanın bana verdiği kopyayı korudum. Ve her zaman,
bir gün seninle iletişime geçeceğimi biliyordum."
"Ben
mi?" Leyla şaşırdı. "Neden ben?"
"Çünkü
baban sana çok güveniyordu. Sana bir miras bırakmıştı, Leyla. Sadece maddi bir
miras değil, aynı zamanda bir görev. Bu sırrı ortaya çıkarma görevi. O
belgeler... onlar bir yerde seni bekliyor."
Yaman, elini
masanın üzerindeki haritaya uzattı. "Bu harita, fabrikanın değil, aslında
babanın son sakladığı yerin haritası. Ama buraya ulaşmak için başka bir ipucuna
ihtiyacımız var. O da sende, Leyla. O anahtarın üzerinde iç içe geçmiş iki el
sembolü var, değil mi?"
Leyla,
başını salladı, cebinden anahtarı çıkardı. "Evet, burada."
"Bu
sembol... babanın kurduğu küçük bir grubun sembolüydü. Adalet için savaşan, az
sayıda, ama kararlı insanların oluşturduğu bir halkaydı. Her üyenin bir kodu
vardı. O anahtarın üzerinde, aslında bir kod gizli." Yaman, masanın
üzerindeki gaz lambasını biraz daha yaklaştırdı. "Anahtarın bir tarafına
bak. Çiziklerle bir harf kazınmış olmalı."
Leyla,
anahtarı çevirdi. Gerçekten de, anahtarın yan tarafında, neredeyse görünmez bir
şekilde kazınmış bir harf vardı: "K"
"K?"
diye sordu Leyla.
"Evet,
'K'," dedi Yaman. "Bu, babanın kullandığı bir kodlamanın ilk harfi.
Her anahtarın üzerinde, o belge kasasının şifresini oluşturan bir harf var.
Babandan sonra, diğerleri de tek tek yok oldu. Geriye sadece senin anahtarın
kaldı. Bu, babanın sana duyduğu güvenin bir işaretiydi. O, senin bunu
tamamlayacağını biliyordu."
Leyla'nın
omuzlarına ağır bir yük binmişti. Babası, ona sadece bir aile bırakmamıştı,
aynı zamanda tehlikeli bir görevin anahtarını da teslim etmişti. Babasının
ölümü, şimdi daha da trajik bir boyut kazanmıştı. O, sadece bir kurban değil,
adaletsizliğe karşı savaşan bir kahramandı.
"Peki,
diğer harfler nerede?" diye sordu Leyla, anahtarı sımsıkı tutarken.
"İşte
bu, işin zor kısmı," diye mırıldandı Yaman. "Diğer anahtarlar ve
üzerlerindeki harfler, babanın diğer arkadaşlarıyla birlikte kayboldu. Kimisi
öldürüldü, kimisi susturuldu. Ama ben, diğer harfleri de bulmak için yıllardır
uğraşıyorum. Sadece birine ulaşabildim. Eski bir dostumuzun son ipucuydu. Bu da
beni sana yönlendirdi. Seninle iletişime geçmemin nedeni de bu." Yaman,
elini cebine attı ve küçük, yıpranmış bir not kağıdı çıkardı. Kağıtta, titrek
bir el yazısıyla bir dizi rakam ve bir harf vardı: "14-G."
"Bu ne
anlama geliyor?" diye sordu Leyla.
"Bu,
diğer harfin konumu ve kendisi," dedi Yaman. "Bu şifre, bir zamanlar
kullandığımız bir koordinat sistemine ait. Bu gece, bu harfi de bulmalıyız.
Ancak o zaman, babanın sakladığı yere ulaşabiliriz. Ve o belgeleri bulup,
babanın başlattığı bu işi tamamlayabiliriz."
Leyla'nın
aklında bin bir soru dönüyordu. Bu hikaye, inanamayacağı kadar büyük ve
karmaşıktı. Babası, düşündüğünden çok daha büyük bir savaşın içindeydi. Ve
şimdi, o savaşın içine Leyla da çekilmişti. Korkuyla karışık bir cesaretle
Yaman'ın yüzüne baktı. Bu görevi başarabilir miydi? Babasının mirasını
onurlandırabilir miydi?
Yaman,
masanın üzerindeki haritaya tekrar baktı. "Hazır mısın, Leyla? Gerçeğin
ağırlığı bazen ezici olabilir. Ama sen güçlü bir kadınsın. Babanın kızı."
Leyla, derin
bir nefes aldı. Gözlerini kapattı ve babasının yüzünü zihninde canlandırdı. O
sıcak gülümsemeyi, o kararlı bakışı. Açtığında gözlerini, kararlılıkla doluydu.
"Hazırım, Yaman. Ne yapmamız gerekiyorsa yapacağım. Babamın intikamını
alacağım ve o gerçeği ortaya çıkaracağım."
Yaman,
masanın üzerindeki haritayı daha da açtı. Üzerinde, İnegöl'ün eski sokakları,
tarihi binaları ve hatta bazı terk edilmiş yerleri işaretlenmişti.
"14-G," diye mırıldandı Leyla. "Bu bir koordinat sistemi mi?
Nasıl çözeriz bunu?"
Yaman,
kağıdı Leyla'ya uzattı. "Baban ve ben, bu tür gizli yerlerde
buluştuğumuzda, her zaman bu tür şifreler kullanırdık. '14', haritada işaretli
olan bölgeye tekabül ediyor. 'G' ise, o bölgenin içindeki belirli bir noktayı
işaret ediyor." Yaman, kalemin ucuyla haritada bir yeri işaretledi.
Burası, İnegöl'ün eski mahallelerinden biriydi. Yıllar önce terk edilmiş, yıkık
dökük konaklarıyla bilinen, halk arasında "Hayalet Sokak" olarak
anılan bir yerdi. Leyla, çocukken annesinin o bölgeden uzak durması gerektiğini
söylediğini hatırladı.
"Burası..."
Leyla'nın sesi kısıldı. "Hayalet Sokak mı?"
Yaman başını
salladı. "Evet. Babam, o sokakta, terk edilmiş bir konakta bazı eski
eşyalarını tutardı. Bir nevi gizli bir ofisiydi. O 'G' harfi, muhtemelen orada
sakladığı bir şeyin yerini gösteriyor."
"Peki
ne arıyoruz?" diye sordu Leyla. "Başka bir anahtar mı? Başka bir
ipucu mu?"
"İkinci
bir harf," diye cevapladı Yaman. "Beş harfli bir şifre bu. Babanın
sakladığı kasa için. 'K' ilk harf. Ve eğer her şey yolundaysa, '14-G' bize
ikinci harfi verecek."
Yaman,
duvardaki eski bir çantayı işaret etti. "Baban, bu kodları sadece bana
değil, o grupla paylaşıyordu. Ama sadece o kadar az insan kaldı ki... Şimdi tüm
bu yük senin omuzlarında." Yaman'ın sesi kederle doluydu. "Ama yalnız
değilsin, Leyla. Ben buradayım. Ve baban... o da seninle."
Leyla,
Yaman'a baktı. Bu adam, babasının en yakın dostlarından biri olmalıydı.
Güvenebileceği tek kişiydi. "Peki şimdi ne yapacağız? Oraya nasıl
gideceğiz?"
Yaman,
saatine baktı. "Gece yarısına az kaldı. Şimdi çıkarsak, gün ağarmadan
dönebiliriz. Daha fazla zaman kaybetmemeliyiz. Onlar da boş durmuyorlar.
Babanın ölümünden sonra, bu örgüt daha da paranoyaklaştı. Her hareketimizi
izliyor olabilirler. En ufak bir şüphede, ortadan kaldırıyorlar."
📖 Hikayeye Devam Et
Aşkın Son Perdesi 26 bölümüne geçmeden önce kısa bir reklam ile destek olun.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder