REFİK CEMALÎDEN SERVER’E
1 Mart 13181
Evleniyorum Server, hem de kiminle olduğunu bilsen. Cemal Bey’in alafranga kızlarından biriyle! Unutamazsın değil mi, Kuzguncuk Tepesi’ndeki büyük evin kızlarını? Senin bize hafta başında geldiğin zamanlar onların gezmeye gidişini görmek için bazen çıkardık. O sıra ile kısa yeldirmeleri, serbest tavırları, hızlı İngilizceleriyle giden kızlar!
Bilir misin, bunların sokakta İngilizce konuşmalarına ben itiraz ederdim de sen, “Kendi aralannda, ne var?” derdin. Komşuların mutaassıp omuz silkmeleriyle yeni dünya kızlan dedikleri ve bütün alafranga deliliklerine rağmen mahallede hiçbir gence dönüp bakmayan bu kızlara senin bir zaafın vardı. Kâfir, o zamandan beri kâfirliği seversin; şimdi artık Paris’te, kadınlar hakkında bu sivri nazariyelerini yaşatan canlı numuneleri gördükten sonra bütün bütün başkalaşmışsındır; “aferin talihli köpek” diyeceksin.
Fakat ben hâlâ biraz muhafazakârım. İntihap ettiğim,2 aralannda en sakin ve sessizi! Cemal Bey’in hareminin3 hemşirezadesi.4 Fakat onu da kendi çocuklanyla beraber büyütüp aynı terbiyeyi verdiği için ona da m ahalle Cemal Bey’in kızı diyor. Görücü giden halam bile muteriz değil; hatta benim alafrangalığın ifratını2 sevmediğimi onlara anlatmış ve bunda Cemal Bey’in haremi Sabire Hanım’ı kendine hemfikir bulmuştur.
Kadın, Cemal Bey’in, çocuklarına verdiği terbiyeden pek de memnun değil, fakat şimdi evli ve bilmem nerede olan üvey kızının nüfuzuna atfediyor.3 Yeğenine lazım gelen nasihatlerde bulunmuş. Resmimi Cemal Bey, müstakbel nişanlım Neriman’a bizzat göstermiş ve fikrini sormuş. Neriman hemen kabul etmiş. Bu benim korkak izzet-i nefsimi4 azıcık okşadı.
Bilirsin ki ben kadınlar yanında sevilecek tiplerden değilim. Bunu her vakit hissederim. Evvela onların en adisine bile korkak ve uzak bir hürmet hissederim ve bu beni her türlü cesaretten meneder. Benim sessiz, durgun bir tavır altında hicabımı,5 zaafımı onlar soğukluk ve metanet6 addederler.7 Bu serbest ve mükemmel kızlardanbirinin beni beğenmesi kalbimde acayip bir sevinç uyandırdı. Cemal Bey’le gittim, görüştüm. Mültefit,8 nazik vesaf çehreli bir adam. Gözlerinde anlayan, iştirak eden bir şefkat var ki, bana onu hemen sevdirdi. O da benden pek memnun görünüyordu. Biraz mahalle, bir halam, biraz da ben bu izdivacı9 yapıyoruz. Evvelsi gün nikâh oldu.
Nikâhtan sonra nikâhlımı görmeye gittim.
Azıcık kalbim atıyordu. Uzaktan gördüğüm sarışın, pembe genç kızla birdenbire bu kadar mahrem ve mukaddes bir rabıtada10 bulunmak, bu o kadar garip, güzel,fakat ürkütücü bir histi.
Ben artık zelil ve sefil bir günahkâr oldum. Ben artık tarihin en mel'un çehresi Yehuda'ya bir nazire oldum. Yehuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattı ise ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım.
Halide Edib Adıvar, kendisine asıl ününü kazandıran yapıtlarından biri olan Handan'da evlilik ve aşk ilişkilerini konu alır. İngiliz terbiyesiyle yetişmiş Handan, II. Abdülhamid rejimine karşı mücadele eden Nâzım'ı reddederek Hüsnü Paşa ile evlenir, ama mutlu olmaz. Mutsuzluğu onu bir beyin kanamasına ve bilinç kaybına götürür.
Handan'ın yeni ve özenli basımını genç kuşakların kaçırmamaları gerekiyor.

idefix İle Satın Al
D&R İle Satın Al
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder