Hakikati bana söylemeğe borçlusunuz; çünkü bana fenalık ettiniz, beni tesellilerimden mahrum ettiniz.
Perihan
Hüseyin Kenan'dan Perihan Hanıma
Hanımefendi,
Size istediğinizden daha samimî bir cevap veriyorum. Beni acı şeyler söylemeğe mecbur ettiğiniz için
pişman olacaksınız. Bu, muhakkak. Fakat ne yapalım, kendiniz istediniz. Mektubunuzda çok doğru
sözler var Perihan Hanımefendi. Ben, hakikaten şiirsiz, merhametsiz, zalim, müstehzi bir adam oldum.
Sebebini size söyleyeyim.'. . Maamaf ih, ben de doğrudan doğruya maksada girmeğe cesaret
edemeyeceğim. Ben de sizin gibi eski günlere, hatta daha iyisi sizi ilk gördüğüm güne döneceğim.
Ben, görünüşte vahşi ve mânâsız bir çocuktum. Fakat yaşıma nispetle derin ve nazik bir ruhum vardı.
Küçük başım, yüksek dağların dumanı gibi ağır bir rüya, küçük gönlüm yüksek dağların rüzgârı gibi
boğucu emeller içinde bunalırdı. - gün, sizinle arkadaş olmak bende umulmaz bir macera tesiri
yapmıştı. Solgun, ince yüzünüz, parlak siyah gözleriniz bir daha hayalimden gitmedi. Sizi daima
görmek istiyordum. Fakat yanınızda bulunduğum vakit bir türlü yüzünüze bakmağa cesaret
edemiyordum. Saatlerce yolunuzu bekliyordum. Sonra sizi uzaktan görünce kaçmağa başlıyordum.
Bunları söylediğimi tabiî bir saygısızlık addetmezsiniz Perihan Hanımefendi... Çünkü çocukluğa ait
şeyler...
Seneler geçti. Artık sizi kaybetmiş, hatta unutmuştum. Hayata atıldığım ilk senelerde çok mesut oldum.
Her taraftan talih ve muvaffakiyet, bana gülümsüyordu. Đçimdeki yaşamak zevkini, güzel şeyler
sevgisini söylemekten başka bir şey yapmadığım halde edebiyat âleminde mühimce bir mevki
kazanmıştım.
Hikayelerde kadın-erkek ilişkilerinin duygu dolu dünyası başarıyla sergileniyor. Karşılıklı aşk mektuplarında, gözyaşları ve hazin bir hayatın gerçekleri, yalanlar ve düş kırıklıkları ele alınmış. Yirmi bir hikâyeden oluşan kitabı severek okuyacaksınız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder